Subscribe to RSS
banner

Sağlık Anasayfaya Geri Don

Hamilelik öncesi diş hekimine uğramalısınız Hamilelik öncesi diş hekimine uğramalısınız(0)

Sağlık problemleri her an ortaya çıkabilir, bunu siz bilemezsiniz…

Anne olmaya karar veren kadınların hamilelik öncesi mutlaka diş hekimine başvurması gerekir. Çünkü ;

Hamilelik öncesinde diş hekimine başvurulduğunda ileride ortaya çıkabilecek sorunların hekim tarafından değerlendirilerek, gerekli tedavinin uygulanacağını belirten Trabzon Diş Hekimleri Odası Başkanı Mustafa Yıldız, “Örneğin, küçük çürükler hiç belirti vermeden hamilelik sırasında ilerleyerek ağrı oluşumuna yol açabilir. Henüz başlangıç halinde tespit edilip gerekli tedavi uygulanırsa sorun ilerlemeden çözülmüş olacaktır” dedi.

Yıldız, gerekli görüldüğünde yapılacak olan diş taşı temizliğinin hamilelik sırasında, hormonların etkisiyle ilerleyebilecek olan diş eti hastalıklarını da önleyeceğini ifade ederek, “Böylece anne adayı hamilelik sürecinde yaşayabileceği streslerden uzaklaşmış olur. Yanlış kanı olarak bazı anne adayları ‘bebeğe zarar gelebilir’ düşüncesiyle bu süre içinde diş hekimine gitmekten çekinirler. Fakat hamileliğin her aşamasında bebeğe ve anneye zarar vermeden yapılabilecek tedavi yöntemleri vardır” diye konuştu.

Anne adaylarına acil tedavi yöntemleri dışında müdahale yapılmayacağını anlatan Yıldız, şöyle devam etti:

 

“Ancak gerekli durumlarda diş hekimi, anneye ve bebeğe zarar vermeyen ilaçlarla tedavinin ertelenmesini sağlayacaktır. Hamileliğin 3 ile 6 aylık döneminde dolgu, kanal tedavisi, diş taşı temizliği gibi işlemler güvenle uygulanabilir. Hamilelik öncesi diş hekimine gidilememiş ise bu dönem anne adayları tarafından iyi değerlendirilmelidir. Emzirme döneminde de diş hekimliği açısından anneye yapılacak müdahalelerin herhangi bir sakıncası yoktur.”

Mustafa Yıldız, hamilelik sırasında diş eti kanamalarının çok sık karşılaşılan bir sorun olduğuna dikkati çekerek, şunları kaydetti:

“Diş etinde görülen kanamaların sebebi diş eti iltihabıdır. İleri derecede diş eti iltihabı erken doğum ve zayıf bebek doğurma riski oluşturduğunu unutmamalıyız. Hamileliğin ikinci üç aylık döneminde hekime başvurularak, diş eti iltihabı mutlaka tedavi edilmelidir. Ağız sağlığı yaşamın her döneminde ihmal edilmemesi gereken önemli bir konudur. Ancak kadınların ergenlik, hamilelik, bebek emzirme ve menopoz döneminde buna daha çok dikkat etmeleri gerekmektedir.”

 

Güneşin cildimizdeki etkileri nelerdir? Güneşin cildimizdeki etkileri nelerdir?(0)

Güneş yararlıdır ve gereklidir; dünyamızın ihtiyaç duyduğu enerjiyi sağlar, dünyayı ısıtır, doğal hayatın devamı için vazgeçilmezdir.

Bazı cilt hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Güneş zararlıdır; Derinin erken yaşlanmasına, kırışıklıklara ve lekelenmelere yol açar. Deri kanserlerinin büyük bir kısmı derinin güneş gören yerlerinde ortaya çıkar, bazı kişilerde alerjik reaksiyonlara yada, kimi zaman tatilimizi bize zehir eden güneş yanıklarına neden olur.Bazı cilt hastalıklarının ortaya çıkmasına da sebeb olabilir. Devami

Küçük çocuklarda geniz eti problemi Küçük çocuklarda geniz eti problemi(1)

Günlük yaşamda dikkat dağınıklığı olan çocuklarda “geniz eti”nden kaynaklı işitme kaybı olabileceği ve rahat nefes alamadıkları için hiperaktif davranışlar gösterebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, bu konuda şikayeti bulunan ailelerin doktora başvurmasını istedi.

Günlük yaşamda dikkat dağınıklığı olan çocuklarda “geniz eti”nden kaynaklı işitme kaybı olabileceği ve rahat nefes alamadıkları için hiperaktif davranışlar gösterebileceği uyarısında bulunan uzmanlar, bu konuda şikayeti bulunan ailelerin doktora başvurmasını istedi.

Kulak Burun Boğaz Uzmanı Operatör Doktor Serdar Ünlü, AA muhabirine yaptığı açıklamada, çocuklarda geniz eti nedeniyle işitme problemi oluştuğunu ve beraberinde rahat nefes alamama sorunu görüldüğünü kaydetti. Devami

Şeker hastalarının kanser riski ne kadar? Şeker hastalarının kanser riski ne kadar?(0)

Araştırmalara göre şeker hastalarının diğer hastalar ve rahatsızlık hissetmeyen hastalara göre kanser riski bir hayli daha fazladır.

ABD’de yapılan bir araştırmada, şeker hastası olanların olmayanlara göre bazı kanser türlerine yakalanma riskinin daha yüksek olduğu ortaya çıktı. Araştırmaya öncülük eden Atlanta Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi epidemiyolojisti Chaoyang Li, kanser ile şeker hastalığı arasındaki önemli ilişkinin kendileri için sürpriz olmadığını belirterek, özellikle şeker hastası erkeklerde kolon ve pankreas kanseri ile şeker hastası kadınlarda meme kanseri riskinin daha yüksek olduğunu söyledi. Devami

Diş çürüklerine elveda! Diş çürüklerine elveda!(0)

Yapılan araştırma sonucu hazırlanan probiyotikli gargara sayesinde dişlerin plak ve çürüklerden korunması ve ağız içinin zararlı mikroorganizmalardan temizlenmesi çok daha kolay olacak.

Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesi (SDÜ) Diş Hekimliği Fakültesi’nde diş çürümelerinin önüne geçmek amacıyla özel bir gargara hazırlandı.

SDÜ Diş Hekimliği Fakültesi Pedodonti Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Zuhal Kırzıoğlu, ağız ve diş sağlığı için laboratuvar koşullarında probiyotikli gargara hazırladıklarını söyledi.

Amaçlarının probiyotiğin ağız içerisindeki kullanılabilirliğini görmek olduğunu belirten Prof.Dr. Kırzıoğlu, probiyotiğin ağızdaki mikroorganizmaları öldürdüğünü anlattı.

Piyasada satılan gargaraların genellikle bağırsaktaki mikroorganizmaları öldürdüğünü kaydeden Prof.Dr. Kırzıoğlu, “Bizim hedefimiz ağız içinde çürük oluşturan mikroorganizmaların sayısını düşürmek” dedi.

Prof.Dr. Zuhal Kırzıoğlu, bu gargara üzerinde yaklaşık iki yıl çalıştıklarını kaydetti. Prof.Dr. Kırzıoğlu, “Ağız içinden aldığımız mikroorganizmaları laboratuvar koşullarında ürettik. Üretilen bakteriler üzerinde probiyotiğin ağız içerisindeki kullanılabilirliğini tespit ettik. İstediğimiz verileri elde ettik” diye konuştu.

Okullarda da deneme yaptıklarını belirten Prof.Dr. Kırzıoğlu, hazırlanan probiyotikli gargara sayesinde dişlerin doğal yollardan tedavi edileceğini, yıllar sonra diş çürüklerinin ve diş plaklarının tarihe karışacağını ileri sürdü.

 

Dişçi korkusuna son verin! Dişçi korkusuna son verin!(0)

İngiltere’nin başkenti Londra’da King Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi profesörlerinden Brian Miller ve ekibi, diş dolgusu yapılırken çıkan tiz oyma sesini bastıran bir cihaz geliştirdi.

Prof. Miller ve ekibi, MP3’lere ve cep telefonlarına takılabilen ve delgi sesini filtreleyip hastanın bir yandan müzik dinlerken, diğer yandan doktorunun söylediklerini duyabileceği bir cihaz vücuda getirdi.

Araştırmalara göre, insanlar en çok bu tiz oyma sesi nedeniyle diş doktoruna gitmekten ve dolgu yaptırmaktan çekiniyor.

Prof. Miller insanların dişçiye gitme korkusunu yenmelerini sağlayacak bu ürünü daha da geliştirmek için finansman konusunda yardım sağlayacak yatırımcı arıyor.

 

Kuru ciltten kurtulmak için Kuru ciltten kurtulmak için(0)

Hazırlanışı: Bir avuç taze çilek ezilip yulaf unu ile birlikte karıştırılır. Bir adet yumurta sarısı ile iki çorba kaşığı yoğurt çırpıldıktan sonra çilek hamuruna eklenir. Hazırlanan karışıma güzel bir koku vermek için sardunya yağı ilavesi ile krem kıvamına gelinceye kadar karıştırılır.

Faydaları: Kuru ciltler için besleyici olan çilek kremi; yüz kısmına maske yapılarak uygulanır. Çilek maskesi, aynı zamanda yüzdeki kırışıklıkların kaybolmasını sağlamakta yararlıdır.

 

Egzersizlerle cinsel yaşamınızın kalitesini artırın Egzersizlerle cinsel yaşamınızın kalitesini artırın(0)

Uzmanlar, hem cinsel hayatımızı hem de ruhsal ve fiziksel sağlığımızı düzenleyen birçok egzersiz ve germe hareketi, yoga ve dans dersleri ile özellikle pelvis bölgesinin sağlıklı çalışmasının sağlanabileceğini, böylece de cinsel yaşamın kalitesinin artırılabileceğini belirtiyor.
Tekme hareketi içeren yüzme gibi diğer sporlar da cinsel hayatımıza olumlu etki ediyor. Her çeşit düzenli egzersiz enerjiyi artırıyor, bizi canlandırıyor, cinsel hayatımızdaki isteğimizi ve tutkumuzu artırıyor. Bu nedenle fırsat buldukça egzersiz yapmamız gerekiyor.
Egzersizlere partnerinizi de dâhil edin
Seks, bizi yeni duygusal boyutlara doğru zevk dolu bir yolculuğa çıkarır. Birçok insanın inandığı gibi aslında başarılı bir cinsel hayat için özel yeteneklere gerek yoktur ve seks yalnızca genç çiftlere özgü bir aktivite olarak da algılanmamalıdır. Yeni yöntemler sayesinde cinsel hayatınızı bir ömür boyu diri tutabilmek elinizde…
Peki, bunu nasıl başaracağız? Düzenli egzersiz birçok insan tarafından göz ardı edilen bir yöntem. Fakat tam aksine cinsel istek ve memnuniyet konusunda tartışılamaz bir etkisi var. Hatta bazı cinsel egzersizlerinize partnerinizi de dâhil edebilirsiniz.
Seks için enerji yaratın, harekete geçin
Cinsel aktiviteyi ve isteği artırmak için egzersiz çok önemli. Düzenli egzersizler hormonları çalıştırıyor, stresi gideriyor, yağ yakılmasına yardımcı oluyor ve vücudu canlandırıyor. Ruhsal olarak da kendimize güvenimizi artırıyor ve kendimizi sağlıklı hissetmemizi sağlıyor…
- Elleriniz omuzlarınıza paralel şekilde yere burun üstü yatın. Ellerinizin yardımıyla, göğsünüz ve dizlerinizi yerden kaldırın. Sonra kollarınızı gevşeterek vücudunuz yere değmeden az önce durun. Bu hareketi 10-20 kez tekrarlayın. Bu hareket vücuttaki toksinlerin atılmasına da yardımcı olur.
- Dizlerinizi kırıp sırt üstü yatın. Ayaklarınızı birbirine değerek yere paralel durana kadar kaldırın. Ellerinizi başınızın arkasında ya da göğsünüzde birleştirerek göğsünüzü yerden kaldırın. Boynunuzu oynatmamak için tavanda bir noktaya odaklanmalısınız. Bu egzersizi 20 taneden 3 set yapın.
- Dizlerinizi kırıp sırt üstü yatın. Göğsünüzü kaldırarak, karın kaslarınızın yardımıyla ellerinizi kalçanızın üstünden dizlerinize kadar itin. Sonra tekrar eski pozisyonunuza dönün. Bu egzersizi de 20 taneden 3 set yapın. Boynunuzu oynatmamak için tavanda bir noktaya odaklanmayı unutmayın.
- Dizleriniz kırık, bacaklarınız açık şekilde sırt üstü yatın. Ellerinizi dua eder pozisyondayken, göğsünüzü yerden kaldırarak ve karın kaslarınızı kullanarak bacaklarınıza doğru itin. 20 taneden 3 set yapın.

- Bu harekete kelebek hareketi deniyor. Yatağa bacaklarınız kırık sırt üstü yatın. Ayaklarınızla yatağa basın. Sonra, bacaklarınızı kendinize doğru çekebildiğiniz kadar çekin. Bu sırada bileklerinizi kırarak ayak tabanlarınızı birbirine değdirin. Sonra dizlerinizi yatağa doğru bastırın.
Dizlerinizi açabildiğiniz kadar açtıktan sonra 60 saniye bu pozisyonda bekleyin. Sonra bacaklarınızı birleştiririn ve rahatlayın. Bir önceki hareketi eşinizle sırt sırta, oturarak da yapabilirsiniz.
- Olabildiğince dik oturun. Omuzlarınız rahat dursun ve kafanızı omurganızla aynı hizada tutun. Ayaklarınızı kendinize doğru çekebildiğiniz kadar çekin. Sonra tabanlarınız birbirine değecek ve dizleriniz dışarıya bakacak şekilde çevirin. Ayaklarınızı tutun ve yavaş yavaş nefes alıp verin. Dizlerinizin aşağı doğru indiğini göreceksiniz. Bu hareket sırasında dizlerinizi aşağı doğru itmeyin. Kendiliğinden hareket etmelerine izin verin.
- Kollarınız iki yanınızda sırt üstü yatın ve rahatlayın. Nefes verin. Sonra nefes almanız için gereken kaslar dışında tüm kaslarınızı serbest bırakarak derin bir nefes alın. Ardından nefes verin. Nefes verirken pelvis kaslarınızı sıkın. Fakat kendinizi çok zorlamayın. Bu egzersizin size yorgunluk hissi vermemesi gerekiyor. Nefes verdikten sonra pelvis kaslarınızı tekrar rahatlatın. Bu egzersizi 3-8 kez tekrarlayın fakat kendinizi çok yormayın. Sonra tekrar gevşeyin.
Bu tip egzersizlerle omuzlarınız, sırtınız ve karın kaslarınız güçlenir ve seks sırasında eskisi kadar çabuk yorulmazsınız.
Egzersizin cinsel hayatınıza faydaları
Egzersiz yapmak hayatımızın pek çok alanındaki faydalarının yanı sıra, cinsellik açısından da olumlu sonuçlar veriyor.
İşte cinsel egzersizlerin kanıtlanmış faydaları
- Egzersiz kendinize güveninizi ve cinsel tatmin duygunuzu güçlendiriyor. Araştırmalar düzenli olarak egzersiz yapan insanların kendilerini daha iyi ve cinsel anlamda daha çekici hissettiklerini gösteriyor. Egzersiz aynı zamanda alınan zevkin de dozunu artırıyor.
- Egzersiz ereksiyon sorunlarının giderilmesinde önemli rol oynuyor ve iktidarsızlık riskini azaltıyor. Araştırmalar, egzersizin erkek ve kadınların cinsel hayatını uzattığını ve pek çok cinsel sorunun giderilmesinde etkili olduğunu kanıtlıyor.
- Egzersiz kan dolaşımını düzenliyor. Uzmanlar egzersizin kardiyovasküler sistemi güçlendirdiğini ve kan dolaşımını düzenlediğini söylüyorlar. Düzenli bir kan dolaşımı, sağlıklı bir cinsel hayatın en önemli gereklerinden. Bunun yanında obezite, sigara ve alkol bu olumlu etkiyi yok eden en önemli faktörlerden…

Yağlı ciltlerinizi canlandırın Yağlı ciltlerinizi canlandırın(0)

 

YAĞLI-KARMA CİLTLER İÇİN CANLANDIRICI

Çilek yapraklarına biraz kayısı ekleyip, blendırdan geçirin. Ardından rendelenmiş parçacıkları maske olarak yüzünüze uygulayın. 20 dakika sonra ovarak çıkartın.

KURU-KARMA CİLTLER İÇİN CANLANDIRICI

Bir çay kaşığı bal, bir çay kaşığı gliserin ve bir çay bardağı soya ununu karıştırıp temiz cilde sürün. En az 20 dakika bekletin…

 

Uykusuzluk sorunu Uykusuzluk sorunu(0)

Birer tutam melisa otu, papatya ve anason ile bir say meyan kökünü 250 GRAM suda 2 dakika boyunca kaynatın, oluşan çaydan yatmadan önce bir fincan için.
Uykusuzluk cildin yorulmasına neden olur. Bu yüzden her gün 8 saat uyumaya özen göstermelisiniz.

Doğum kontrolü artık değişiyor Doğum kontrolü artık değişiyor(0)

Yapılan araştırmalar, kadınların doğum kontrolü için uyguladıkları yöntemlerde geleneksel yöntemlerden modern yöntemlere doğru bir yönelişin olduğunu ortaya çıkardı.
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı tarafından, kırsal alanda yaşayan kadınların aile planlaması hizmetleri ile ilgili bilgi, tutum ve davranışlarını saptamak amacıyla yapılan araştırmada 15-49 yaş arasındaki 641 evli kadına uygulanan anketin sonuçları, aynı bölgelerde 1981 yılında yapılan benzer çalışma ile de karşılaştırıldı. Buna göre, kadınların doğum kontrolü için uyguladıkları yöntemlerde, geleneksel olanları terk ederek, modern yöntemlere yöneldikleri ortaya çıktı.
Spiral tercih ediliyor
Kırsal kesimde yaşayan kadınların yüzde 93′ünün herhangi bir doğum kontrol yöntemi kullandığının saptandığı araştırma, kırsal kesim kadınının modern doğum kontrol yöntemleri arasında en fazla RAİ’yi (Rahim içi araç) tercih ettiğini gösteriyor.
Araştırma sonuçlarına göre, 1981′de yüzde 6.8 olan RAİ kullanımının, son araştırmada yaklaşık 6 kat artarak yüzde 36,5′e yükseldiği görüldü. Kondom kullanımı yüzde 10′dan yüzde 15′e yükselirken, doğum kontrol hapı kullanımı yüzde 10,2′den yüzde 6′ya düştü. Doğum kontrol hapı kullanımındaki düşüş, RAİ’nin tercih edilmesine bağlandı.

Geri çekilme yöntemi bırakılıyor
Araştırma, geleneksel yöntemler arasında yer alan ‘geri çekmenin’, eskiye oranla büyük düşüş göstermesine rağmen hala yaygın olarak kullanıldığını da ortaya çıkardı.
1981 yılındaki araştırmada, kadınların yüzde 51,5′inin uyguladığı bu yöntemin kullanılma oranının yüzde 35,5′e gerilediği gözlendi.
1981′de yüzde 10 ila yüzde 4 arasında tercih edildiği saptanan ‘vajinal duş’, ‘ev yapımı spermisit’, ‘takvim’ gibi geleneksel yöntemlerin ise tamamen terk edildiği belirlendi.
Araştırma, kırsal kesim kadınının kürtaja bakış açısının da değiştiğini, istenmeyen gebelik halinde kadınların yüzde 51,1′inin kürtaja başvurma yönünde tavır koyduğu gözlendi.

Kadınlar için ağız ve diş sağlığı Kadınlar için ağız ve diş sağlığı(0)

Ağzınızın tadı kaçtıysa dikkat

Diş eti hastalıklarının kadınlarda hormonal değişiklerin görüldüğü hamilelik, ergenlik, menopoz, ve mensturasyon dönemlerinde oldukça arttığını belirten Dr. Ayşegül Yıldırım Mirza, ağızda biriken plak tabakası ve diş taşlarının neden olduğu dişeti iltihabının sadece dişeti düzeyinde kalmayıp dişetlerinin altındaki dişlerin köklerini çevreleyen kemiği de etkilediğini, bu nedenle oldukça önemli bir problem olduğunu belirtti.

Doğum kontrol hapı ve hamilelik de riski artırıyor

 

Hamilelik, ergenlik, menopoz ve regl dönemlerinin yanı sıra doğum kontrol hapı kullanan kadınlarda da hormonal değişikler meydana geldiğini hatırlatan Dr. Yıldırım Mirza, dişetlerinin ağızdaki bakteri plağındaki toksinlere olan tepkisini şiddetlendirdiğini, bunun da dişetlerinin şişmesine, renginin kızarmasına, kolayca kanamasına ve hassaslaşmasına neden olduğunu anlattı.

Hamilelik öncesi diş hekimine görünün

Hamilelikte bu duruma müdahale edilmediğinde dişetlerinde bazı bölgelerde hamilelik tümörü denilen aşırı büyümeler görülebileceğine dikkat çeken Dr. Ayşegül Yıldırım Mirza, hamile hastalarda sadece acil tedaviler yapılabildiğini, bu nedenle, hamilelik düşünen kadınların öncesinde bir diş hekiminin kontrolünden geçmelerinin çok faydalı olacağını söyledi.

Dr. Yıldırım Mirza, bu dönmelerde görünen dişeti iltihabının tedavisinin hekim tarafından diş taşlarının temizlenmesi ve hastaya ağız hijyenin öğretilmesi ile sağlandığını belirtti.

 

Erkeklerde kısırlığa neden olan gen Erkeklerde kısırlığa neden olan gen(0)

Çinli uzmanlarca yapılan bir araştırmada, erkeklerde kısırlığa yol açan bir genin bulunduğu ve bunun kısırlık tedavisinde yeni buluşlar sağlayacağı belirtildi.
Şanghay Günlüğü gazetesinin haberine göre, söz konusu keşfe ait makale, “Genes&Cancer” bilim ve araştırma dergisinde yayımlandı.
Çin’in Şanghay şehrindeki İletişim Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan araştırmada, bilim adamları, erkek fareler üzerinde yapılan deneylerde, testislerin zayıf gelişimine ve sperm kaybına neden olan “Kif18a” genini yok ettiklerini kaydetti.

Üniversitenin Genetik Araştırma Merkezinden Gu Mingmin, “Kif18a” geni ile sperm gelişimi arasındaki bağlantıyı memeliler üzerinde dünyada ilk kez belirlediklerinin altını çizerek, “Kif18a geni sperm gelişiminde çok büyük bir rol oynuyor. Söz konusu genin yanlış işlevinin etkisi kromozomları etkileyebilir, dolayısıyla hücre ölümüne neden olabilir” dedi.
Erkeklerde kısırlığa sebep olan etkenlerin yüzde 50′sinin halen bilinmediğini kaydeden Gu, Kif18a geninin keşfinin, doğum kontrol önlemleri ile kısırlık tanısı ve tedavisinde yeni bir yön gösterici niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Gu, Kif18a geni bozukluğu baz alınarak yeni gen terapisi yollarının da geliştirileceğini sözlerine ekledi.

Cinsel gücü artıran bütün şifalı bitkiler Cinsel gücü artıran bütün şifalı bitkiler(0)

Fybii açıklıyor ; Vücut fonksiyonlarının hemen hemen hepsinin doğru besinleri düzenli şekilde tüketerek ileri yaşlara kadar korunabildiğini belirten uzmanlar, cinsel gücün de doğal besinler ve şifalı bitkilerle artırılabileceğini belirtiyor. Bu yazımızda cinsel gücü artıran bitkilerin tamamını bulabilirsiniz…
Bitki çayları: Vücuttaki sıvıların akışını hızlandıran bitki çayları içildiğinde, kan dolaşımı hızlanır tutkularda ve heyecanlarda artış meydana gelir. Enerji seviyesini de yükselten bitki çayları seks yaşamını canlandırırlar.
Ginseng: Çin’de doğal afrodizyak olarak kullanılan ginseng bitkisi vücudun stres şartlarına adapte olmasını sağlıyor. Fiziksel dayanıklılığı sağlayan ginsengin diğer bir özelliği de şeklinin insan vücuduna benzemesidir.
Rezene: Bilinen en eski afrodizyaklardan birisi olan rezeneden her gün bir parça tüketilmesi cinsel gücü artırır. Rezenenin tohumundan çay da yapılmaktadır.
Lavanta: Salata ve yemek soslarına konulan bir kaç damla lavanta, seks hayatını güçlendirici etkiye sahiptir.
Tane karanfil: En güçlü doğal afrodizyaklardan birisi olan karanfil tanesi, yorgunluğa karşı da iyi gelmektedir.
Haşhaş tohumu: Cinsel performans artırıcıdır.
Melekotu: 18. yüzyılda kadınların cinsel isteksizliğini iyileştirmek için kullanılan melekotunun kökü, her zaman için kalp zayıflıklarını önleyici bir etkiye sahiptir.
Mine çiçeği: Mine çiçeğinin kıyılmış uçlarının, kaynatılması veya şarabın içine batırılması afrodizyak etkilere sahiptir.
Polen: Son yıllarda afrodizyak olarak kullanılan polenin yapısında, belli ölçüde testosteron ve diğer cinsiyet hormonları bulunur.
Yohombin: Afrika’dan bütün dünyaya yayılan yohimbe bitkisi halk arasında kadınlarda cinsel soğukluğun giderilmesi için, erkeklerde ise cinsel performansı artırmak amacı ile kullanılır. Meyan kökü ile karıştırılan yohimbe böbrek ve idrar yollarını rahatlatmaktadır.
Kişniş: Özellikle kadınlara keyif veren kurutulmuş kişniş tanesinin, şarabın içine katılarak içilmesi önerilmektedir. Aşırı kullanılması erkeklerde ters etkilere sebep olabilir.
Hardal: Cinsel bezlerin işleyişini artırır.
Çakşır otu: Cinsel gücü ve isteği artıran, etkili afrodizyak bir bitkidir. Aynı zamanda sperm sayısını ve hareketliliğini de artıran etkileri bulunmaktadır. Çakşır otu kökü kurutulup toz haline getirilerek bal ile macun yapılmak sureti ile kullanılır. Bir su bardağı kaynar suyun içerisine 1 tatlı kaşığı çakşır kökü konularak demlemek sureti ile hazırlanan çay da içilebilir. Çakşır Otu düzenli kullanıldığında olumlu etkileri görülür.
Süsen: Süsen kökü tozu, hem erkekler hem de kadınlar için güçlü bir afrodizyaktır.
Yasemin: Likörleri kokulandıran, harika kokulu yasemin çiçeği, etkili bir uyarıcıdır.
Meyan kökü: Meyan kökünden elde edilen toz, maden suyu ile karıştırıldığında kadınlar için çok etkili bir afrodizyak haline gelmektedir.
Safran: Aşırı tüketildiği zaman gülme krizine sebep olan safranın, erojen merkezler üstünde uyarıcı etkileri vardır.
Çadıruşağı otu: Yalnız Asya’da yetişen ve çok kötü kokan çadıruşağı otundan elde edilen karışım, Asya’da uyarıcı olarak kullanılır.
Vanilya: Merkezi sinir sistemine etki ederek kokusu ile karşı cinsi harekete geçirir.
Saparma: İlk kez Latin Amerikalı yerliler tarafından kullanıldığı bilinen, saparma bitkisinden elde edilen karışımların içinde çeşitli hormonlar bulunuyor.
Roka: Bol miktarda demir ve C vitamini içeren roka, alyuvarlar için iyidir ve ayrıca, cinsel gücü de artırır. Balığın yanında da çok iyi gider.
Maydanoz: Yemeklere lezzet katan maydanoz, cinsel yaşama da lezzet katar. Süt salgısını da arttırır.

Kekik: Güçlü etkileri olan kekik, özellikle erkeklerde uyarıcıdır.
Arı sütü: Cinsel bezleri geliştiren arı sütünün etkileri kısa zamanda hissedilir.
Bal: Mikroplara karşı dayanıklılık sağlayan bal, cinsel gücü artırır.
Limon: Yemeklerde kullanılan limon tuzu ve limon suyu, seks gücünün artması için olumlu etki yapar.
İstiridye: İçindeki çinko ile spermin çoğalmasına neden olan istiridye, cinsel isteği artırır.
Hindi: İstiridyeden daha fazla çinko ihtiva eden hindi, protein açısından zengindir ve cinsel isteği artırır, yılbaşı gelmeden de yenilebilir.
Kereviz: İdrar sökücü özelliği olan kereviz, vücutta oksitlenmeyi önlemesinin yanı sıra kadınlarda adet öncesi şişkinliğin de önüne geçer. Afrodizyaktır.
Çikolata: Çikolatanın içindeki yüksek şeker ve kalori cinsel uyarıcı ve keyif verici. Çikolata beyindeki serotonin seviyesini de artırıyor ve mutluluk hissi veriyor. Kadınlar erkeklere oranla çikolatanın bu özelliklerine karşı daha duyarlıdır.
Fıstık – fındık: E vitamini içeren, insanı mutlu eden fıstık ile fındık, cinsel gücü artırır.
Muz ve muz kabuğu: İnsana kokusu ile bile mutluluk aşılayan muz, özellikle kabuğu ile pişirildiğinde cinsel gücü oldukça fazla artırır.
Sarımsak: İçinde sakkaroz, glikoz gibi karbonhidratlar ile protein, kalsiyum, fosfor, demir ve A, B, C vitaminleri bulunan sarımsak, cinsel gücü artırır. Ama kokusu ile bazılarını da kaçırabileceğinizi unutmayın.
Çilek: Cilt sorunları için en iyi meyvelerden birisi olan çilek, güçlü bir afrodizyaktır.
İncir: Erkeklerin cinsel gücünü artıran çok güçlü bir afrodizyaktır. Aydın’da yetişen dünyaca ünlü incirler de ‘mucize afrodizyak meyve’ olarak biliniyor. Uzmanlara göre, bir kilogramda iki bin 900 kalori bulunan incir, E ve B vitaminleri bakımından çok zengindir.
İncirin faydaları şöyle sıralanıyor: Kurutulmuş incirin besin değeri daha yüksektir, sindirimi kolaylaştırır, bağırsakları yumuşatır, hücreleri yenileme özelliği vardır. İçerdiği lifle kolesterolün kana karışmadan atılmasını sağlar. Kemik ve diş oluşumunda olumlu etkileri vardır. İçeriğindeki benzaldehit sebebi ile kanserli hücrelerin büyümesini önler.
Şeftali: A provitamini açısından zengin olan şeftali, güçlü bir afrodizyaktır.
Armut: Çok az meyve asidi içeren ve organizmanın fazla suyunu alarak fazla yağları yok eden armut, güçlü bir afrodizyaktır.
Marul: İçinde A, B, C, E vitaminleri, demir, kalsiyum, çinko, fosfor, iyot, sodyum gibi mineraller bulunan marul, az miktarda yenildiğinde cinsel gücü artırıyor. Ancak, fazla miktarda yenen marul da cinsel gücü azaltıyor ve uyku veriyor.
Ançüez: Genellikle hamsi, bazen sardalya veya tirsi balıklarından yapılan tuzlu ve yağlı balık ezmesi olan ançüez, cinsel gücü artırır.
Havyar: Balık yumurtası olan havyarın besin değeri çok yüksektir ve güçlü bir afrodizyaktır.
Domates: İçinde bol miktarda A, B, C ve K vitaminleri bulunan domates, cinsel gücü artırır.
Salatalık: Gözler için çok faydalı olan (özellikle şiş gözlerin iyileşmesinde) salatalık, cinsel gücü artırır.
Soğan: Güçlü antiseptik bir etkiye sahip olan soğan, cinsel gücü artırır
Zencefil: Yüzyıllardır duyguları harekete geçirmek için hazırlanan içkilerin karışımında kullanılan zencefil, insanı daha ateşli yapar.

Aldatmada hormonlar da etkili oluyor Aldatmada hormonlar da etkili oluyor(0)

Uzmanlarca yapılan fast-food sex araştırmasından, aldatmada hormon seviyelerinin de etken olduğu sonucuna varıldı. Araştırmaya göre testis hacmi, total testosteron seviyeleri, penise giden kan akımı arttıkça erkeklerde aldatma olasılığı da artıyor.
Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin ‘fast-food sex’ araştırmasında, erkeklerin yüzde 93’ü, kadınların yüzde 82’si cinselliğin ilişkide çok önemli olduğunu söyledi.
Sakarya Adliyesi’ne boşanmak için başvuran 150 kadınla yüz yüze görüşülerek yapılan araştırmada, şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan birçok davanın temel nedeninin cinsel sorunlar olduğu ortaya çıktı.
Aldatmanın boşanma nedenlerinin başında geldiğini belirten ve “Aldatma cinsel arzuyu kontrol eden hormonların yanında kişinin duygusal, düşünsel yapısı ve karakterine de bağlı” diyen Prof. Dr. Halim Hattat, ihanetle hormonların ilişkisini anlattı:
Kadın bünyesinde de erkek bünyesinde de hem östrojen hem de testosteron hormonu bulunuyor. Kadında östrojen baskılı testosteron; erkekte de testosteron baskılı östrojen mevcut. Erkekte de kadında da cinsel isteği testosteron hormonu etkiliyor; özellikle serbest testosteron miktarı kadın ve erkekte cinsel isteği kontrol ediyor. Libidoda hormonların çok etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Halim Hattat; “Ancak biz artık cinselliği biyo-psiko-sosyal perspektiften inceliyoruz. Kaliteli cinselliği fiziksel dürtülerin yanı sıra psikolojik, duygusal, sosyal tüm faktörler etkiliyor” diyor.
Aldatmayla hormon seviyeleri ilişkili
“Bazı hormonların fazla olmasının aldatma isteğini körüklediği yönündeki kanı doğru mu, hem kadın hem de erkek açısından bunun bilimsel bir açıklaması var mı?” sorusuna Prof. Hattat’ın cevabı şöyle:
“Aldatma ile hormonların ilişkisini araştıran yeni bir çalışma, aldatmayla hormon seviyelerinin ilişkili olduğunu gösterdi. Bu çalışmaya göre testis hacmi, total testosteron seviyeleri, penise giden kan akımı arttıkça, erkeklerde aldatma olasılığı da artıyor. Diğer faktörlere bakarsak eşiyle cinsel sorun yaşayanlarda bu olasılık sıklaşıyor. İşinde stresli olan, genel olarak kendini mutsuz hissedenlerde de durum aynı. Görüldüğü gibi aldatma hissini hormonlar kadar ilişkiye ait diğer faktörler de etkiliyor. Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin yaptığı araştırmalarda cinsel sorunları konuşamamanın da aldatma seviyelerini etkilediğini gördük. Sorun yaşayan çiftler cinsel sorunlarını konuşmak yerine çözümü dışarıda, yeni ilişkilerde arayabiliyor.”
Boşanmada cinsel uyumsuzluğun etkisi
Sakarya’da yapılan bir araştırma, boşanmaların en önemli nedeninin cinsel sorunlar olduğunu ortaya koydu. Mahkemeye “şiddetli geçimsizlik” olarak sunulan boşanma nedenlerinin, aslında yoğun olarak cinsel kökenli olduğu vurgulandı.
Araştırmaya katılan kadınların en önemli boşanma nedeninin cinsel uyumsuzluk ve mutsuzluk olduğu belirtildi.
Araştırmayı yürüten Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Kömürcü, “Günümüzde, boşanmalarda, adliyelere yansıyan en önemli neden, şiddetli geçimsizlik şeklinde geçse de, bunun gerçek neden olmayıp, genellikle cinsel uyumsuzluk üzerinde uzlaşılmış hukuki bir terim olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu neden, resmi kayıtlarda bütün boşanmaların yüzde 85′ini oluşturmaktadır” dedi.

Prof. Halim Hattat ise boşanma ve aldatmada cinsel uyumsuzluğun etkisini şöyle açıklıyor:
“‘Fast-food sex’ araştırmasında erkeklerin yüzde 93’ü, kadınların yüzde 82’si, cinselliğin ilişkide çok önemli olduğunu belirtiyor. Araştırmalar cinsel sorunların hastaların yüzde 62’sinde özgüven kaybına neden olduğunu, yüzde 21′inde ise ilişkilerini bitirdiğini gösteriyor. Cinsel problemler hem hastalarda hem de partnerlerde özgüven eksikliği, öfke, endişe, depresyon ve mutsuzluk hissi yaratıyor. Erkekler kendini yetersiz, kadınlar çekiciliklerini yitirmiş hissediyor. Partnerleri cinsel sorun yaşayan kadınlarda cinsel tatmin seviyesi yarı yarıya azalıyor.
En önemli sorun ‘konuşmamak’
“Buradaki en büyük sorun çiftlerin cinsellik hakkında konuşmamaları. Özellikle cinsel bilgisizlik, cinsel konuların tabu sayılması, bu konuların sadece psikolojikmiş gibi algılanması ve utanma nedeniyle çiftler sorunlarını paylaşmıyor, tedavi arayışına girmiyor. Oysa cinsel sorunların aşılmasında en önemli faktör çiftlerin samimi bir şekilde birbiriyle iletişimde olmasıdır. Cinsel sorunların çiftleri birbirinden uzaklaştırdığı biliniyor. Cinsel problemler, bazen ilişki sorunlarının ana nedeni, bazen de sonucu oluyor. Konuşmayan çiftlerde cinsel sorunlar büyüyor, ilişki problemleri ve boşanmalar artıyor.”
Kadın bünyesinde de erkek bünyesinde de hem östrojen hem de testosteron hormonu bulunuyor. Kadında östrojen baskılı testosteron; erkekte de testosteron baskılı östrojen mevcut. Erkekte de kadında da cinsel isteği testosteron hormonu etkiliyor; özellikle serbest testosteron miktarı kadın ve erkekte cinsel isteği kontrol ediyor. Libidoda hormonların çok etkili olduğunu belirten Prof. Dr. Halim Hattat; “Ancak biz artık cinselliği biyo-psiko-sosyal perspektiften inceliyoruz. Kaliteli cinselliği fiziksel dürtülerin yanı sıra psikolojik, duygusal, sosyal tüm faktörler etkiliyor” diyor.
Aldatmayla hormon seviyeleri ilişkili
“Bazı hormonların fazla olmasının aldatma isteğini körüklediği yönündeki kanı doğru mu, hem kadın hem de erkek açısından bunun bilimsel bir açıklaması var mı?’ sorusuna Prof. Hattat’ın cevabı şöyle:
“Aldatma ile hormonların ilişkisini araştıran yeni bir çalışma, aldatmayla hormon seviyelerinin ilişkili olduğunu gösterdi. Bu çalışmaya göre testis hacmi, total testosteron seviyeleri, penise giden kan akımı arttıkça, erkeklerde aldatma olasılığı da artıyor. Diğer faktörlere bakarsak eşiyle cinsel sorun yaşayanlarda bu olasılık sıklaşıyor. İşinde stresli olan, genel olarak kendini mutsuz hissedenlerde de durum aynı. Görüldüğü gibi aldatma hissini hormonlar kadar ilişkiye ait diğer faktörler de etkiliyor. Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin yaptığı araştırmalarda cinsel sorunları konuşamamanın da aldatma seviyelerini etkilediğini gördük. Sorun yaşayan çiftler cinsel sorunlarını konuşmak yerine çözümü dışarıda, yeni ilişkilerde arayabiliyor.”
Boşanmada cinsel uyumsuzluğun etkisi
Sakarya’da yapılan bir araştırma, boşanmaların en önemli nedeninin cinsel sorunlar olduğunu ortaya koydu. Mahkemeye “şiddetli geçimsizlik” olarak sunulan boşanma nedenlerinin, aslında yoğun olarak cinsel kökenli olduğu vurgulandı. Araştırmaya katılan kadınların en önemli boşanma nedeninin cinsel uyumsuzluk ve mutsuzluk olduğu belirtildi.
Araştırmayı yürüten Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nuran Kömürcü, “Günümüzde, boşanmalarda, adliyelere yansıyan en önemli neden, şiddetli geçimsizlik şeklinde geçse de, bunun gerçek neden olmayıp, genellikle cinsel uyumsuzluk üzerinde uzlaşılmış hukuki bir terim olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu neden, resmi kayıtlarda bütün boşanmaların yüzde 85′ini oluşturmaktadır” dedi.

Orgazm baş ağrılarına iyi geliyor Orgazm baş ağrılarına iyi geliyor(0)

“Başım ağrıyor, şimdi olmaz” cümlesinin bahaneden ibaret olduğu kanıtlandı. Yapılan araştırmaların sonuçları, cinsel ilişkinin bazı baş ağrısı türlerine iyi geldiğini kanıtladı.
Her insan, hayatı boyunca en az 3 kez şiddetli baş ağrısı yaşıyor. Geniş bir hastalık grubuna sahip olan baş ağrılarının nedenleri ve tedavilerinin çok farklı olduğunu belirten Memorial Hastanesi Nöroloji Bölümü’nden Uz. Dr. Abdullah Özkardeş, cinsel ilişkinin iyi geldiği ağrı tipleri ile ilgili şu bilgileri verdi:
Migren en çok yaşanan baş ağrısı
Tüm dünyada baş ağrıları için yılda 13.000 ton aspirin kullanılıyor. Hafif veya 1-2 kez olan ağrılar için insanların pek çoğu, doktora başvuruyor. Bu nedenle baş ağrılarının gerçek sıklığını tahmin edebilmek güç.
Baş ağrıları, geniş bir hastalık grubudur ve birçok türü bulunur. Baş ağrısının 13 ana grubu bulunmakta ve bunlar da alt gruplara ayrılmaktadır. Migren ve gerilim tipi baş ağrıları önemli ve sık görülen grupları oluşturur. Seyrek görülen, fakat oldukça rahatsız eden ve bazen hayati önemi de olabilen baş ağrısı türleri de vardır.
Cinsel ilişkiye bağlı baş ağrıları
Cinsel ilişkiye bağlı baş ağrıları, hekimlerin günlük pratikte karşılaşılabilecekleri baş ağrıları arasına girmiştir. Bir diğer ağrı türü cinsel uyarıcı baş ağrılarıdır. AIDS hastaları da baş ağrısı problemleri yaşayabilirler. Ayrıca migren ve diğer tip baş ağrıları için kullanılan ilaç tedavileri, özellikle erkeklerde cinsel fonksiyonları etkileyebilirler.

Orgazm ağrıyı sonlandırabilir
Küme baş ağrıları diye adlandırılan Cluster Baş ağrıları, cinsel ilişki ile rahatlayabilir. Küme baş ağrıları yüzde 1 gibi nadir görülür. Ağrılar kümeler halinde gelir, 1-2 hafta veya ay sürer. Ağrılar şiddetli, fakat kısa sürelidir, genellikle 1-2 saat sürer. Ağrı, bir göz çevresindedir. Bu gözde kanlanma ve aynı tarafta burun akıntısı olabilir. Her gün aynı saatte olur, gece yarısı da olabilir. Sigara ve alkol kullananlar da daha sık yaşanır.
Hastalığın neden kaynaklandığı kesin olarak bilinemese de, bu hastalıkta, beyinde sempatik denilen sinirlerde fonksiyon azalması ve parasempatik denilen sinirlerde fonksiyon fazlalığı bulguları görülmektedir. Ağrı varken yapılan cinsel ilişki, orgazm zamanında ağrıyı dramatik olarak sonlandırabilmektedir.
Cinsel ilişki, sempatik sinirlerin fonksiyonunu artırır. Bu konuda yapılmış olgu sunumlarını içeren yayınlar bulunmakta. Ayrıca yine sempatik sinirlerin fonksiyonu artıran ağır fiziksel egzersizler de küme ağrılarına iyi gelebilir.
Cinsel ilişki baş ağrısını azaltıyor
Genel olarak, cinsel ilişkinin migren ağrıları üzerinde negatif etkisi olduğu söylenebilir. İlişki Baş Ağrıları diye gruplandırılan ağrıların birçoğunun kökeninde migren ağrıları bulunur. Ancak, kökeninde psikolojik streslerin ve gerilimlerin bulunduğu gerilim baş ağrıları, migrenden farklılıklar gösterir.
Cinsel ilişki, cinsel doyum, bir tür rahatlama ve gevşeme yöntemleridir. Yoğun sıkıntı ve stres içerisinde yaşayan ve sürekli baş ağrısı çeken, kendine oldukça az zaman ayırabilen günümüz insanında, cinsel ilişkiler rahatlama ve baş ağrılarında azalma yaratabilir.

Cinsel problemler yuva yıkıyor Cinsel problemler yuva yıkıyor(0)

Yapılan araştırmalar, kadınların yüzde 15′inin cinsel sorunlar nedeniyle boşandığını, şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan birçok davanın temelinde de cinsel sorunların bulunduğu gerçeğini ortaya çıkardı.
Marmara Üniversitesi (MÜ) öğretim üyesi Prof. Dr. Nuran Kömürcü, Koç Üniversitesi Semahat Arsel Hemşirelik Eğitim ve Araştırma Merkezi Araştırma Görevlisi Serpil Abalı ile kadınların eşleriyle olan cinsel yaşamlarının oranı gün geçtikçe hızla artan boşanmalardaki etkisini belirlemek amacıyla, kadınlar tarafından açılan 150 boşanma davasını incelediklerini söyledi.
Sakarya Adliyesi 1. ve 2. Aile mahkemelerine boşanmak için başvuran 150 kadınla yüz yüze görüşüldüğünü ifade eden Prof. Dr. Kömürcü, araştırmanın 1 yıl sürdüğünü ve genelde şiddetli geçimsizlik nedeniyle açılan birçok davanın temel nedeninin cinsel sorunlar olduğunu tespit ettiklerini söyledi.
Prof. Dr. Kömürcü, “Günümüzde, boşanmalarda, adliyelere yansıyan en önemli neden, şiddetli geçimsizlik olsa da bunun gerçek neden olmayıp, genellikle üzerinde uzlaşılmış hukuki bir terim olduğu herkesçe bilinmektedir. Bu neden, resmi kayıtlarda bütün boşanmaların yüzde 85′ini oluşturmaktadır” dedi.
Araştırmaya katılan kadınlardan yüzde 67,3′ünün evlenme yaşlarının 21-25 yaş olduğu ve yüzde 76′sının eşleriyle flört ederek evlendiğini bildirdiğini ifade eden Prof. Dr. Kömürcü, yüzde 40,7′sinin evlilik sürelerinin 1-5 yıl arası olduğunun saptandığını dile getirdi.
Türkiye’de boşanmaların erkeklerde 25-39, kadınlarda ise 20-34 yaşları arasında yoğunluk gösterdiğini ifade eden Prof. Dr. Kömürcü, “Boşanma olaylarının yüzde 41′i, çocuksuz ailelerde görülmüş, Türkiye’de boşanmaların yüzde 45,4′ü evliliğin ilk 5 yılı içinde meydana gelmiştir” dedi.
Boşanma nedeni olarak gösterilmiyor ama…
Kadınların cinsel sorunlarını pek dile getiremediğini ifade eden Prof. Kömüre, şunları söyledi:
“Ankete katılan kadınlardan yüzde 56′sı, evliliklerindeki cinsel yaşamın kötü olduğunu belirttiler.
Kadınların yüzde 56,7′si eşlerinden şiddet gördüklerini, yüzde 15,3′ü ise cinsel yaşamlarını boşanma nedeni olarak gördüklerini kaydetti. Ancak bunu mahkemede boşanma nedeni olarak göstermediklerini bildirdiler. Boşanma nedenini cinsel sorunlar olarak gösterenlerin oranı ise yüzde 1,4 olarak çıktı. Ayrıca, ankete katılan kadınlarımızın yüzde 92,7′si cinsel sorunların boşanma nedeni olabileceğini söylediler.

Kadınların eşleriyle olan cinsel ilişkilerindeki olumsuzlukların boşanmayı başlatan önemli faktörlerden biri olduğu ortada. Dolayısıyla bu durumun toplum sağlığı konuları içinde ciddiyetle ele alınması gerekiyor. Kadınlarımız cinsel sorunlarını anlatırken çok zorlandılar. Bunun nedeni de toplumda yıkamadığımız tabulardır. Bu çalışmanın Sakarya’da yapılmış olması ve bu sonuçların elde edilmiş olması da çok önemlidir.”
Gelir ve eğitim seviyesi etkili
Kadınların, evliliklerindeki cinsel yaşantılarını (cinsel ilişki sıklığı, ağrı, doyum, isteksizlik, arzulama, vb.) ve cinselliklerini boşanma nedeni olarak görme durumlarını belirlemeye yönelik 19 soruluk bir formu cevapladıklarını belirten Prof. Dr. Kömürcü, “Anketi cevaplayanların yüzde 37,3′ünün cinsel isteksizlik, yüzde 54′ünün vajinal kuruluk problemi yaşadığı ve yüzde 50,7′sinin eşlerini orta düzeyde arzuladığı görülmüştür. Çalışmayan kadınların, cinsel ilişkilerini kötü olarak değerlendirme oranının çalışanlara oranla daha yüksek olduğu, kadınların eğitim düzeyi yükseldikçe cinselliği boşanma nedeni olarak görme oranının da arttığı, buna karşın gelir durumları düştükçe cinselliği boşanma nedeni olarak görmeme oranın arttığı belirlenmiştir” diye konuştu.
Evlilikler cinsel ilişkiden yoksun
Prof. Kömürcü, boşanmalarda cinselliğin, şiddetli geçimsizlik maddesi adı altında değil, ayrı bir madde olarak incelenmesi, gerekirse boşanma gibi önemli bir kararın alınmasında uzman kişilere yönlendirilmesi ve cinsel eğitimin okullarda ayrı bir ders olarak verilmesi ile bu eğitimin hayatın tüm dönemlerinde sürdürülmesi gerektiğini kaydetti.
Cinsel sorunların büyük ölçüde boşanmalara neden olduğunu ortaya çıkaran çalışmanın, yapılacak birçok çalışmaya çıkış noktası göstereceğini dile getiren Prof. Kömürcü, sözlerine şöyle devam etti:
“Evlilik birliğinin amaçlarından biri, eşlerin cinsel yönden uyum içinde beraberliklerini sürdürmeleridir. Dolayısıyla cinsel ilişkiden yoksun evliliklerin çekilebilirliğinden söz edilemez. Ancak bütün ülkelerdeki boşanma nedenleri incelendiğinde, eşler arasında cinsel uyumluluğa ve cinselliği oluşturan unsurlara (cinsel isteksizlik, vajinal kuruluk, orgazm, cinsel ilişkide ağrı duyma, olumsuz duygular yaşama) gereken önem verilmemiştir. Oysa bunlar cinsel ilişkinin sağlıklı bir şekilde başlamasında ve devam ettirilmesinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Cinsel sorunlar nedeniyle boşanma davası açan kadınlarımız, bu konuyu eşleriyle konuşamamışlar. Bu da büyük bir sorun. Bu sorunlar ildeki ilgili birimlerin vereceği eğitimlerle, çalışmalarla zamanla aşılabilir.”
Resmi kurumlar devreye girmeli
Cinsellik nedeniyle boşanmalara ilişkin araştırmaların Türkiye genelinde yapılmasının sağlanması ve araştırmalara erkeklerin de dâhil edilmesi ve araştırma sonuçlarının uygulamaya yansıtılarak, gerekli önlemlerin alınması gerektiğini bildiren Prof. Dr. Kömürcü, evlilik öncesi ve evlilik süresince eşlerin cinsel konularda bilgi almalarını sağlayacak resmi kurumların açılması, yaygınlaştırılması, bu kurumlarda uzman özellikle hemşirelerin aktif rol alması ve görevlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Prof. Dr. Kömürcü, elde edilen bu sonuçlardan yola çıkılarak yapılacak çalışmaların, toplumun sağlığı için önemli bir tehdit oluşturan boşanmaların engellenmesini, boşanma için risklerin tanımlanmasını ve bu risklere göre gerekli önlemlerin alınmasını sağlayacağını söyledi.

İletisim Bilgileri

Sosyal Paylasim

Populer Olanlarimiz

Bu Site Dticaret tarafindan barindirilmaktadir.